ANA SAYFAYA DÖN SIK KULLANILANLARA EKLE AÇILIŞ SAYFASI YAP



Hakkımda

 
Herkes agacları korumalı kuresel ısınma var sizde agac dikin...

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv

Kategoriler


Favorilerim


Arkadaşlarım

candydoll

happyjale

modavehersey

gizemliwinx

asenadankodlar

purplegirls

sugirl

hilaryberfin

defnegirl

grupdeniz13

0star0

hepaylas

erencikizay

happycagla

sugirl94

esraandhepsi

baharatdankodlar

dileginhayaldunyasi

grupall

modailehersey

merveninsihirlidunyasi

grupbezk13

eglnce

zuzukiz

emogrilceren

sihirperisibahar

kucukkadin96

baharattankodlar

pembegezegenim

aavrilimm

aysukiz

eglencemekanimiz

annemicindanteller

pembegezegenimdenkodlar


 

1/1/2009 - Hoş geldin 2009

Kategori: Aga_lar
2009 HOŞ GELDİİNNN....
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı


 


26/10/2008 - bu siteye girin.çok güzel bnm sitemm

Kategori: Aga_lar
file:///C:/Documents%20and%20Settings/Administrator/Local%20Settings/Temporary%20Internet%20Files/Content.MSO/PubWebPagePreview/pub3396.0/index.htm
Yorum (6) :: Yorum yaz! :: Bağlantı


 


25/10/2008 - Agaçların hayatımızdakı yeri ve önemı

Kategori: Aga_lar



Canlılar havadaki karbondioksitin ve havanın ısısının sürekli olarak artmasına neden olurlar. Her yıl insanların, hayvanların ve toprakta bulunan mikroorganizmaların yaptıkları solunum sonucunda yaklaşık 92 milyar ton ve bitkilerin solunumları sırasında da yaklaşık 37 milyar ton karbondioksit atmosfere karışır. Ayrıca fabrikalarda ve evlerde kaloriferler ya da soba kullanılarak tüketilen yakıtlar ile taşıtlarda kullanılan yakıtlardan atmosfere verilen karbondioksit miktarı da en az 18 milyar tonu bulmaktadır. Buna göre karalardaki karbondioksit dolaşımı sırasında atmosfere bir yılda toplam olarak yaklaşık 147 milyar ton karbondioksit verilmiş olur. Bu da bize doğadaki karbondioksit içeriğinin sürekli olarak artmakta olduğunu gösterir.

Bu artış dengelenmediği takdirde ekolojik dengelerde bozulma meydana gelebilir. Örneğin atmosferdeki oksijen çok azalabilir, yeryüzünün ısısı artabilir, bunun sonucunda da buzullarda erime meydana gelebilir. Bundan dolayı da bazı bölgeler sular altında kalırken, diğer bölgelerde çölleşmeler meydana gelebilir. Bütün bunların bir sonucu olarak da yeryüzündeki canlıların yaşamları tehlikeye girebilir. Oysa böyle bir durum söz konusu bile olmaz. Çünkü ağaçların ve tüm yeşil bitkilerin gerçekleştirdiği fotosentez işlemiyle, oksijen sürekli olarak yeniden üretilir ve denge korunur.

İşte ağaçların hayatımızdaki bu büyük önemini gören bilim adamları, ağaçların görevini yerine getirecek sentetik ağaçlar üretme yoluna gitmişlerdir. Böylece insan kontrolünde üretilecek bu ağaçlar, istenilen yerde, istenilen miktarda yetiştirilebilecek ve insanlar tarafından en fazla miktarda üretilen gaz olan karbondioksitin atmosferdeki miktarını azaltmaya yardımcı olacaklardır.

Sentetik Ağaçlar Neler Yapabiliyorlar?

Kolombiya Üniversitesi'nden Dr. Klaus Lackner'ın projesiyle geliştirilecek sentetik ağaçlar, gerçek ağaçların fotosentez sırasında yaptığı gibi havadaki karbondioksiti emecek, ancak ağaçlarda olduğu gibi oksijen üretmeyecekler.

Karbondioksiti bünyesinde depolayabilen yapay ağaç başarılı olursa, atmosferde insanların faaliyetleri yüzünden giderek artan ve küresel ısınmanın sorumlusu olarak görülen karbondioksit oranının düşmesine yardımcı olacak.

Dr. Lackner, bir sentetik ağacın her yıl 90 bin ton karbondioksiti emebileceğini iddia ediyor. Bu rakamın da 15 bin otomobilden çıkan miktara eşit olduğunu söyleyen bilim adamı, yapay ağaçların, gerçekleri kadar işlevsel olacağını ifade ediyor. Şimdilik sentetik ağaç sadece kağıt üzerinde bir fikirden ibaret. Ancak Dr. Lackner çalışan bir sentetik ağaç üretmekte kararlı.

Sentetik ağaç üretiminde en önemli konu havadaki karbondioksitin yakalanması ve ağacın bünyesinde saklanması. Bunun için karbondioksit emici maddeyle kaplanacak sentetik yapraklar, karbondioksiti ağacın içinde tutacaklar. Dr. Lackner'a göre en büyük harcama yaprakları kaplayacak bu emici materyali dönüşümlü hale getirebilmek için yapılacak.

Karbonun yakalanması teknolojisinin uzun soluklu bir çözümün parçası olması gerektiğine inandığını ve özellikle gelişmekte olan ülkelerin bu konuda alternatifler bulunana kadar bekleyemeyeceklerini söyleyen bilim adamı, "Yapılması geren birçok mühendislik işi var" diye ekliyor. Örneğin projede, dolan filtrelerin yeniden nasıl değerlendirilebileceği sorusu henüz cevaplanmış değil.

Sentetik bir ağaç her yere dikilebiliyor. Örneğin eve dikilen bir televizyon ebadındaki sentetik ağaç, aile fertlerinden yayılan karbondioksiti emebilecek.

Dünyada yıllık 22.000 ton karbondioksit üretimini yutmak için 250,000 sentetik ağaca ihtiyaç olduğu tahmin ediliyor. Ancak sentetik ağaç fikrine herkes sıcak bakmıyor. Massachusetts Teknoloji Enstitüsü mühendisi Howard Herzog, Dr. Lackner'ın dizaynının öngörülen başarıyı yakalayamayacağını çünkü karbondioksiti yakalarken, çok fazla enerji harcamak gerektiğini belirtiyor ve Dr. Herzog bu konuda daha çok teknolojik araştırma gerektiğini söylüyor.

Kesin Sonuçlar için Henüz Erken

Bu arada Dr. Lackner karbon stoklama üzerinde çalışmalarına devam ediyor. Energy's Los Alamos National Laboratuvarı Amerikan Departmanı'ndayken ekibi ile doğal kimyasal süreçle depolama üzerinde çalışmalar gerçekleştiren Lackner, karbondioksitin magnezyumla birleşince, karbonu güvenle ve düzenli olarak depolayabilen karbon kayaları oluşturduğunu belirtiyor. Şimdilik bu süreci geniş bir zemine yayarak gerçekleştirmenin çok pahalı olduğunu da belirten bilim adamı, kesin sonuçlar için henüz erken olduğunu ancak karbon yakalama ve depolama bedelinin düşeceği konusunda iyimser olduğunu söylüyor.

Ya Gerçek Ağaç Neler Başarıyor?

Eğer başarılı olunabilirse, sentetik bir ağaç sadece atmosferdeki karbondioksidi emmeye yarayacak. Diğer taraftan gerçek bir ağaca baktığımızda, atmosferdeki karbondioksiti emmek yanında, ağacın daha birçok mucizevi işlemi gerçekleştirdiğini görürüz.

Öncelikle gerçek bir ağaç fotosentez adlı mucizeyi gerçekleştirir. Yani atmosferdeki karbondioksidi ve ısıyı alarak besin üretir, yerine doğaya oksijen verir ve yeryüzündeki dengeyi sağlar. Bir cümlede özetlediğimiz fotosentez işlemi başlı başına bir mucize, bir tasarım harikasıdır. Bitkilerin kendi besinlerini kendilerinin üretmesi olarak da özetlenebilecek olan fotosentez işlemi, bitki hücresinde bulunan, insan ve hayvan hücrelerinden farklı olarak güneş enerjisini direkt olarak kullanabilen yapılar sayesinde gerçekleşir. Bu yapıların yardımıyla, bitki hücreleri güneşten gelen enerjiyi insanlar ve hayvanlar tarafından besin yoluyla alınacak enerjiye çevirirler ve yine çok özel yollarla depolarlar. İşte bu şekilde fotosentez işlemi tamamlanmış olur. Fotosentez olayınınsa atmosferdeki karbondioksit oranını düşürmesinden başka daha birçok sonucu vardır.

Herşeyden önemlisi, emilen karbondioksit yerine atmosfere oksijen verilir. Böylece karbondioksit ve oksijen dengesi sağlanarak yeryüzündeki ısının dengesi korunur. Atmosferdeki oksijen miktarının korunması içinse başka bir doğal kaynak yoktur. Bu yüzden tüm canlı sistemlerdeki dengelerin korunması için ağaçların ve tüm yeşil bitkilerin varlığı şarttır.

Bu mükemmel sentezin hayati önem taşıyan bir diğer ürünü de canlıların besin kaynaklarıdır. Fotosentez sonucunda ortaya çıkan bu besin kaynakları "karbonhidratlar" olarak adlandırılır. Glukoz, nişasta, selüloz ve sakkaroz karbonhidratların en bilinenleri ve en hayati olanlarıdır. Fotosentez sonucunda üretilen bu maddeler hem bitkilerin kendileri, hem de diğer canlılar için çok önemlidir. Gerek hayvanlar gerekse insanlar, bitkilerin üretmiş olduğu bu besinleri tüketerek hayatlarını sürdürebilecek enerjiyi elde ederler. Hayvansal besinler de ancak bitkilerden elde edilen ürünler sayesinde var olabilmektedir.

Diğer taraftan ağaç yaprakları aynı zamanda son derece gelişmiş bir arıtma ve temizleme cihazı gibi faaliyet gösterirler. Günlük yaşamımızda sıkça kullandığımız temizlik cihazları, konunun uzmanları tarafından uzun süren çalışmalar sonucunda, yoğun emek ve para harcanarak üretilirler ve faaliyete geçirilirler. Oysa bu cihazlarla aynı işi yapan bitkiler sadece su ve güneş ışığı karşılığında, aynı temizleme hizmetini daha kaliteli ve garantili bir biçimde verirler. Üstelik atık madde diye bir sorunları da yoktur, çünkü onların havayı temizledikten sonra ürettikleri atık maddeler, tüm canlıların temel ihtiyacı olan oksijendir! Ağaçların yaprakları, havadaki kirletici maddeleri yakalayan mini filtrelere sahiptir. Yaprak üzerinde gözle görülmeyen binlerce tüy ve gözenek vardır. Gözenekler havayı kirleten tanecikler halindeki maddeleri tutarlar ve sindirilmek üzere bitkinin diğer bölümlerine gönderirler. Ağaçlar mevcut yaprak ağırlıklarının 5-10 katına kadar toz tutabilirler, ağaçlı bir alandaki bakteri oranı ile ağaçsız bir alandaki bakteri miktarları oldukça büyük bir farklılık gösterir.

Gerçek bir ağacın başardıklarıyla ilgili burada kısaca özetlediğimiz bilgiler, aslında her biri hakkında kitaplar yazılabilecek özelliklerdir.

İşte bütün bu özelikleriyle, minicik bir tahta parçası görünümündeki tohumun toprağa atılmasıyla hayat bulan, çoğu zaman hiç kimsenin eli değmeden büyüyen, yeşillenen ve birçok mucizeyi gerçekleştiren bir ağacın, insanların üretmeye çalıştıkları sentetik ağaçlar yanında, mükemmelliğine ulaşılması çok zor bir tasarım harikası olduğu çok açıktır.

Ağaçtaki bu kusursuz tasarım, bize bu muhteşem tasarımı yapan üstün bir Aklın olduğunu gösterir. Ne bir tohum ne de yaprakta bulunan mikroskobik hücreler bu kadar karmaşık görevleri yerine getirebilecek akla sahipirler. İşte bu üstün aklın sahibi Alemlerin Rabbi olan Allah, kusursuz yaratışının delillerini yarattığı tüm canlılarla insanlara göstermektedir. Allah canlılar üzerindeki hakimiyetini ve benzersiz yaratışını ayetlerde şöyle bildirmektedir: "Gökleri ve yeri bir örnek edinmeksizin Yaratandır... İşte Rabbiniz olan Allah budur. O'ndan başka İlah yoktur. Herşeyin Yaratıcısıdır, öyleyse O'na kulluk edin. O, herşeyin üstünde bir vekildir." (Enam Suresi, 101-102)


Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı


 


23/10/2008 - Kuresel ısınma

Kategori: Kuresel isinma


Küresel Isınma Nedir ?

İnsan tarafından atmosfere verilen gazların sera etkisi yaratması sonucunda, dünya yüzeyinde sıcaklığın artmasına küresel ısınma deniyor. İklim sisteminde vazgeçilmez bir yere sahip olan sera gazları, güneş ve yer radyasyonunu tutarak, atmosferin ısınmasında başlıca etkendirler. Sera gazlarının bulunmaması durumunda yeryüzünün sıcaklığının bugüne göre 30oC daha soğuk olacağı hesaplanmıştır. Son yıllarda atmosferde çeşitli insan aktivitelerinden kaynaklanan nedenlerle karbondioksit, metan, ozon ve di azot monoksit gibi gazlardan oluşan sera gazları, yeryüzü sıcaklığında belirgin artmalara sebep oluyor. Sera etkisinin artması, troposferin ısınmasında, stratosferin de soğuması nda en önemli etken olarak gösteriliyor.

 

Ne yapmalıyız ?


1 Mısır yakıtı kullanın
ÇÜNKÜ dünyadaki otomobillerin yarısı, petrol yerine mısırdan üretilen etanol yakıtını kullanırsa küresel ısınmaya yol açan gazları atmosfere salınımı yüzde 7 düşer

2 Evinizi izole edin
ÇÜNKÜ küresel ısınmaya yol açan gazların yüzde 16’sından konutların enerji tüketimi sorumlu. Evlerin izole edilmesi ısınma enerjisini yüzde 40 azaltır.

3 Ampulleri değiştirin
ÇÜNKÜ sadece 7 watt harcayan çevre dostu ampüller 40 watt’lık standart bir ampül kadar ışık yayabiliyor.

4 Sokakta LED ampül
ÇÜNKÜ cadde aydınlatmalarının 18 ayda bir yenilenmesi gerekiyor. Yüzde 40 daha az elektrik harcayan LED ampüller, 2 kat daha pahalı ama 5 yıl kullanılıyor.

5 Ciplere ağır vergi
ÇÜNKÜ 1.8 litre motor hacmine sahip bir sedan otomobil kilometrede 170 gram karbon gazının atmosfere salınmasına yol açıyor. Ciplerde bu oran 2 kat fazla.

6 Organik kıyafet giyin
ÇÜNKÜ içinde tamamen doğal ortamda yetişmiş pamuktan yapılan yüzde 100 organik kıyafetler üretilirken yüzde 60 oranında daha az enerji harcanıyor.

7 Yolculuğu paylaşın
ÇÜNKÜ araştırmalar otomobil kullananların yüzde 38’inin yalnız seyahat ettiğini gösteriyor. İşe gidip gelirken otomobille topluca seyahat edin.

8 Jeotermal ısıtma
ÇÜNKÜ 13 dereceye kadar ısıtılan suyun merkezi bir sistemden binaya dağıtırak, doğalgazlı ısıtmaya destek sağlanabilir ve enerji tüketimi düşürülebilir.

9 Hybrid otomobil
ÇÜNKÜ elektrik ve benzin olmak üzere iki motora sahip olan hybrid otomobiller, yüzde 20’ye varan yakıt tasarrufu sağlıyor.

10 Ekolojik makyaj
ÇÜNKÜ içerdiği kimyasal maddelerden dolayı kozmetik ürünlerin bir çoğu çevreye zarar veriyor. Bitki özlerinden yapılan organik makyaj ürünleri moda oldu.

11 Kırmızı et yemeyin
ÇÜNKÜ kırmızı et yemeyi azaltarak ısınmaya yol açan sera gazlarının oranı yüzde 4 azaltılabilir. Dünyada 1.7 milyar inek, 1.5 milyar koyun var.

12 Plastik kullanmayın
ÇÜNKÜ plastik doğadan 1000 yılda temizleniyor. Yılda 500 milyar poşet kullanılıyor. Sadece yüzde 3’ü kağıttan...

13 Geridönüşümlü kağıt
ÇÜNKÜ geri dönüşümlü kağıdın üretimi yüzde 60 enerji tasarrufu sağlıyor.

Yılda 900 milyon ağaç kağıt üretimi için kesiliyor.

14 Toplu taşıma kullanın
ÇÜNKÜ sera gazlarının yüzde 14’ü araçlar yüzünden atmosfere salınıyor. Otobüse binerek bu oran yarıya yarıya azaltılır.

15 Bekleme modu
ÇÜNKÜ araştırmalar evlerde harcanan elektriğin yüzde 75’ini bekleme modunda tutulan televizyon ve bilgisayar gibi elektronik cihazların harcadığını ortaya koyuyor.

16 İnik lastiklere dikkat
ÇÜNKÜ havası inik lastiklerle seyahat etmek benzin tüketimini yüzde 10 oranında artırır.

17 Küçük evde oturun
ÇÜNKÜ 200 metrekarelik bir evi ısıtmak için, 100 metrekarelik bir evden 2.5 kat daha fazla enerji harcanması gerekiyor.

18 Eski kıyafeti verin
ÇÜNKÜ eski kıyafetlerin eritilip yeniden kumaş haline getirilmesiyle yüzde 76 enerji tasarrufu sağlanabiliyor.

19 Gökdelene izin verin
ÇÜNKÜ cam dış cepheye sahip olan gökdelenlerin ışıklandırma ve ısıtma giderleri, beton bir binaya göre daha az.

20 Kravat takmayın
ÇÜNKÜ kravat takmayarak sıcaklamazsınız. Erkek çalışanların tümü kravat takmazsa, klimalar daha az çalışır ve daha az enerji harcanır.

21 Pamukluları atmayın
ÇÜNKÜ pamuklu kıyafetler, sentetik madde içermediği için geri dönüşüm yapılamıyor. Ne kadar giyilirse o kadar kardır.

22 Ofis değil evde çalışın
ÇÜNKÜ imkanı olanlar ev-ofislerde çalıştığında ulaşım nedeniyle ortaya çıkan sera gazlarının azalması bekleniyor.

23 Karbon gazı denize
ÇÜNKÜ atmosfere her yıl salınan 7.3 milyar ton karbon gazının yüzde 10’u okyanus tabanında depolanabilir.

24 Yazın pencere açın
ÇÜNKÜ klima yerine bir pencere açarsanız yıllık 22.7 ton olan kişibaşı karbon gazı salınımınızı 1.8 ton azaltırsınız.

25 Bahçenize bambu
ÇÜNKÜ sadece çapı geniş dallara sahip olan bitkiler, saldıklarından daha çok karbon gazını emebiliyor.

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı


 



<- :: ->

Bannerim


          Takvim ve saat saat




Agacları koruma zamanı - Blogcu